31 Ocak 2018 Çarşamba

Herkes kalbini bir peri masalına adamak zorunda mı? - Veliaht Prenses kitap yorumum:




  Peri masalları bile her zaman mutlu devam edemez. Beni Seç serisi tüm hızıyla devam ederken, hikaye bu sefer America ve Kral Maxon'un büyük kızları Eadlyn üzerinden devam ediyor. Masalsı bir evlilik ardından doğan kardeşlerin en büyüğü olan Eadlyn kız olmasına rağmen ilk kadın hükümdar olacağı için üzerinde büyük bir sorumluluk vardı. Her hareketine her düşüncesine dikkat etmek zorundaydı.

  Kast sisteminin yıkılması ve bundan sonra daha özgür olarak yetişecek neslin çok daha mutlu olması beklenirken insanların huzursuzlukları devam ediyordu. Halk mutsuz oldukça bu durum saraya da yansıyor ve herkesi karanlık bir ruh haline sürüklüyordu. Sarayın halkı mutlu edebilmek için yeni kararlar alması gerekiyordu ancak bunun için zamana ihtiyacı vardı. Eadlyn anne ve babasının masalsı aşkını dinleyerek büyümüştü,
ancak bunun gerçek olamayacak kadar mükemmel olduğunu biliyordu. Ancak büyük piyango elbette tahtın büyük varisine vurunca Prenses kendisini Seçim'in ortasında buldu. Tüm ülkeden tanımadığı 35 adayı saraya davet etmek ve onlar ile tanışarak zorunlu olarak hayatının aşkını bulması gerekiyordu. Bu hiç kimse için kolay değildi belki ama Eadlyn için çok daha zor olacaktı çünkü geleceğin kraliçesi tek başına ve kimseye bağlı olmadan kendi doğrularıyla hüküm sürmek istiyordu. Eadlyn tüm ülkenin sorumluluğu üzerindeyken pes etmemeliydi ve etmeyecekti.

  Beni Seç serisi bitti diye düşünürken, yeni jenerasyon ile hikayenin devam etmesi hoşuma gitti. Serinin kapaklarına hayran olduğumu her fırsatta dile getiriyorum zaten ve bu kapak da gerçekten hakkını vermiş. Eadlyn'in hikayesini okurken biraz kendi düşüncelerimi ve sınırlarımı gördüğüm için, kendimi yakın hissettim. Herkes bana da dışarıdan ne kadar soğuk göründüğümü söylerken bu hikayeyi okumak beni biraz daha sınırlarımdan çıkmaya zorladı. Yani kim demiş fantastik ya da kurgu kitaplardan birşeyler öğrenilmez diye ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder