goddess etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
goddess etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2018 Pazartesi

Rengarenk ve kıpır kıpır, Hint Masalları kitap yorumum:


  Tüm masalların geldiği sihir dolu bir yer vardır. Eminim çoğunuzun hayalinde ben böyle söyleyince, rengarenk ve büyülü bir ülke canlanmıştır. İşte tam olarak çoğu masalın geliş noktası burası yani Hindistan.

  Kitabın giriş kısmını okuduğumda inanamayacağım kadar çok masalın aslında bu kadim ülkenin masallarından türetildiğini öğrendim. Bizim ülkemizin bile

21 Ocak 2018 Pazar

Melez Sözleşmeleri'nden müthiş final - Avcı kitap yorumum:


 
  Ölümlü dünya kaosla sarsılırken tanrıların savaşı hala devam ediyordu. Alex buna bir son verebilecek güce ulaşabileceğini biliyordu ancak,Yeraltı'ndan küçük bir yardım alarak bir Titanla iş birliği yapması gerekecekti. Tanrıların açtığı milyonlarca sorunu yokmuş gibi şimdi birde ezeli düşmanlarına güvenmek zorunda kalıyordu. Alex ölümcül bir yenilgiden sonra kendini bir an önce toparlamalı çünkü tanrılar artık sadece Apollyonları yok etmeyi değil tüm dünyayı yerle bir etmeyi planlıyorlar.>>

16 Ocak 2018 Salı

Bazen aşk kaderden daha güçlüdür - Apollyon kitap yorumum:



  Yüzlerce yıl sonra yine iki tane Apollyon dünyaya geldi. Daha önce böyle birşey yaşandığında yıkım ve ölüm dünyanın peşini bırakmamıştı ve sonunda iki Apollyon da ölümle lanetlenmişti Ancak Apollyonlar normalde öldürülemezdi ve bu sorunun cevabını önceden çözmüş olan tek kişi de artık yaşamıyordu.
  Alex'in şuana kadarki en büyük korkuları; kendini kaybetmek ve sevdiklerine zarar vermekti. O kadar "Şanslıydı" ki, iki hayali de gerçek olmuştu. Alex uyanıştan sonra kendini biraz tuhaf hissediyordu ve tek istediği şey "Seth'ini" bulmaktı. Bu fikri kendi yaratmış olamazdı ama bunu sevmişti. Ona gücünü

14 Ocak 2018 Pazar

Alev alev bir hikaye... - Ejderin Arzusu kitap yorumum:



  İki güneşin parladığı bambaşka bir dünyada Ejderhalar hala göklerde dolaşır, Cadılar hala şeytanla iş birliği yaparmış. Lordlar zenginliklerine zenginlik katarken, diyarın Kraliçesi savaştan savaşa koşarmış.
  Tüm hayatı zorluklarla geçen cadı Talaith, yaşadığı köyde başta onu hor gören kocası tarafından öldürülmek için gece yatağından sürüklenerek çıkarıldığında, tanrıların bile hesaba katmadığı tek şey gümüş yeleli bir ejderhanın onu kurtarmaya karar vermesiydi.
  Tehlikeli ve kudretli Briec, kızı kurtardığında ejderha yasalarına göre kız onun olmalıydı ama kız bunu kabullenmeyecek gibi görünüyordu. Cadının sivri dili ve kahve rengi gözleri ejderhayı çıldırtıyordu. Kudretli Breic'te asla masum bir ejderha değildi hatta Talaith'in ona taktığı isimle Lord Kibirli egosundan asla vazgeçmiyordu.
  Talaith hayatı boyunca bir tane bile ejderha görmeyeceğine emin bir şekilde yaşarken birden bire bir ejderha ailesinin ortasına düşmüştü hemde bu yetmezmiş gibi...

29 Eylül 2017 Cuma

Amerikan Tanrıları kitap yorumum: Okuduğum en iyi mitolojik bilim kurgu kitabı


  Bugüne kadar okuduğum en özel kitaplardan biri ile karşınızdayım. Yazarı ise özelden öte bir kişi, Neil Gaiman. Şu sıralar dizisinin de çekildiği Amerikan Tanrıları (American Gods) kitabının 10. Yıl edisyonunu okudum. Kitap, mükemmel ötesi ve aşırı beğendiğim kitaplar arasında kendine çok özel bir yer edindi. Bilim kurgu dalında yazarın bile açıkça beklemediği birçok önemli ödül kazanan kitap (ki bence kesinlikle her birini hak etmiş), Amerika'nın keşfi sırasında insanların inançlarıyla beraber göç etmesiyle tanrı ve tanrıçalarını da beraberinde getirmesini ve dünyanın farklılaşması ile onların geçirdikleri değişim ile evrimi anlatıyor.

  Baş karakterimiz Gölge, hapishaneden yeni çıktığı sırada hayatından kalanların tamamen mahvolması ile sarsılır. Ne yapacağını bilmez bir şekilde evine dönerken çok ilginç bir kişiyle tanışır ve adam,ona adının Çarşamba olduğunu söyler. Çarşamba onun hakkında bilmesi gerekenden çok daha fazlasına sahiptir ve Gölgeye bir iş teklifi vardır. Teklif aslında oldukça basittir; Gölge, onun için çalışacak, gitmesi gereken yerlere onunla gidecek ve çok gerekli olduğunda onu koruyacaktır. Adamın ona önerdiği iş çekiciydi ancak sorulması gereken çok fazla soru vardı ve Çarşamba sorulardan pek hoşlanmıyordu. Gölge artık geriye hiç bir şeyi kalmadığını bildiği için önerilen işi kabul etti ve gün geçtikçe işinin "basit sıradışılığına" alışmaya başladı. Çünkü bay Çarşamba sayesinde tanıştığı kişiler kendilerini komik bir şekilde Tanrı olarak nitelendiriyordu. Gölge işi gereği bunları düşünmemeye çalışsa da büyük bir gizem ve maceranın içinde olduğunun farkındaydı ama buna aldırmıyordu çünkü fırtına onu çağırıyordu.>>>