mit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2018 Çarşamba

Her neslin keşfetmesi gereken : İskandinav Mitolojisi kitap yorumum:

Mitolojiye aşık olduğumu her fırsatta dile getireceğim. Bir de en sevdiğim yazarın en sevdiğim türde eserler veriyor olması beni sanırım bu türe daha da fazla bağlıyor.

 Neil Gaiman İskandinav mitolojisini öyle canlı öyle renkli anlatıyor ki, içinde kendinizi kaybedip bir sonraki hikayeyi keşfetmek için uykusuz kalabilirsiniz. Dahi çizgi roman yazarı Stan Lee tarafından bizlere tanıtılan bu mitolojinin bir kaç karakterine aşinayız aslında; Odin, Thor, Heimdall ve tabi ki Loki gibi...

27 Ağustos 2018 Pazartesi

Rengarenk ve kıpır kıpır, Hint Masalları kitap yorumum:


  Tüm masalların geldiği sihir dolu bir yer vardır. Eminim çoğunuzun hayalinde ben böyle söyleyince, rengarenk ve büyülü bir ülke canlanmıştır. İşte tam olarak çoğu masalın geliş noktası burası yani Hindistan.

  Kitabın giriş kısmını okuduğumda inanamayacağım kadar çok masalın aslında bu kadim ülkenin masallarından türetildiğini öğrendim. Bizim ülkemizin bile

29 Eylül 2017 Cuma

Amerikan Tanrıları kitap yorumum: Okuduğum en iyi mitolojik bilim kurgu kitabı


  Bugüne kadar okuduğum en özel kitaplardan biri ile karşınızdayım. Yazarı ise özelden öte bir kişi, Neil Gaiman. Şu sıralar dizisinin de çekildiği Amerikan Tanrıları (American Gods) kitabının 10. Yıl edisyonunu okudum. Kitap, mükemmel ötesi ve aşırı beğendiğim kitaplar arasında kendine çok özel bir yer edindi. Bilim kurgu dalında yazarın bile açıkça beklemediği birçok önemli ödül kazanan kitap (ki bence kesinlikle her birini hak etmiş), Amerika'nın keşfi sırasında insanların inançlarıyla beraber göç etmesiyle tanrı ve tanrıçalarını da beraberinde getirmesini ve dünyanın farklılaşması ile onların geçirdikleri değişim ile evrimi anlatıyor.

  Baş karakterimiz Gölge, hapishaneden yeni çıktığı sırada hayatından kalanların tamamen mahvolması ile sarsılır. Ne yapacağını bilmez bir şekilde evine dönerken çok ilginç bir kişiyle tanışır ve adam,ona adının Çarşamba olduğunu söyler. Çarşamba onun hakkında bilmesi gerekenden çok daha fazlasına sahiptir ve Gölgeye bir iş teklifi vardır. Teklif aslında oldukça basittir; Gölge, onun için çalışacak, gitmesi gereken yerlere onunla gidecek ve çok gerekli olduğunda onu koruyacaktır. Adamın ona önerdiği iş çekiciydi ancak sorulması gereken çok fazla soru vardı ve Çarşamba sorulardan pek hoşlanmıyordu. Gölge artık geriye hiç bir şeyi kalmadığını bildiği için önerilen işi kabul etti ve gün geçtikçe işinin "basit sıradışılığına" alışmaya başladı. Çünkü bay Çarşamba sayesinde tanıştığı kişiler kendilerini komik bir şekilde Tanrı olarak nitelendiriyordu. Gölge işi gereği bunları düşünmemeye çalışsa da büyük bir gizem ve maceranın içinde olduğunun farkındaydı ama buna aldırmıyordu çünkü fırtına onu çağırıyordu.>>>

14 Temmuz 2017 Cuma

Hava Uyanıyor (Air Awakens) kitap yorumum: Bu kitaba BAYILDIM!


  Kitapların büyülü dünyasından, gerçek sihirle dolu tehlikeli dünyaya sizde adımınızı atın.

  Savaş devam ederken sarayın kütüphanesinde işler hala eskisi gibi yavaş ama olması gerektiği düzende devam ediyordu. Kütüphaneci çıraklarının en iyisi olan Vhalla bir gün savaşta yaralanan Ateş Lordu için kitapları karıştırırken, istemeden büyüsünü kullanmaya başlar. Bulunan tedavi Ateş Lordu olarak tanınan tahtın varisi Prens Aldrik'in hayatını kurtarır ancak Vhalla ile aralarında büyülü bir bağ oluşturur. Buraya kadar Avatar: The Last Airbender tarzı ilerleyen roman sonrasında büyüsel bir karmaşaya dönüşüyor. Avatar çizgi filmini izleyenler hatırlayacaktır; Uluslar elementlere göre ayrılmıştı ve kendilerini üstün gören elementler birbirlerinin ülkesini ele geçirip imparatorluk kurmaya çalışıyordu. Hatta bunu yıllar boyunca sürdürmüşlerdi. Solaris İmparatorluğu'da buna benziyor, tek farkı korktuğu ulusları tamamen yok ediyor oluşu. Doğunun Rüzgargüdücüleri de bu korku ile yok edilen uluslardan biri. Artık hava ile yakınlığı olan hiç kimse yaşamıyor, yani

21 Haziran 2017 Çarşamba

Bir Siren'in sessizliği şarkısından daha ölümcüldür - Siren kitap yorumum:


  Denizin ortasında, içinde olduğun gemi karanlık sulara gömülmek üzere, ve sen de tüm içindekiler gibi boğulmak üzeresin. Hayatta kalmak için ne verirsin?

  Kahlen'in geleceği çok parlak görünüyordu. Onu seven bir ailesi ve varlık içinde bir hayatı vardı. Ancak gemileri batarken ve hayatı sönmek üzereyken, Okyanusun çağrısını duyup bir karar verdi. Okyanusa itaat edecek ve bir Siren'e dönüşecekti. Hayatta kalıp muhteşem bir güzelliğe sahip olacaktı ve sesi ölümü getirecekti.
 
  Yıllar geçti ve Kahlen kendisini Okyanusa adadı. Şarkısıyla istenilen tüm gemileri batırdı ve O'nu besledi ancak içindeki karanlıktan bir türlü kurtulamıyordu. Kız kardeşleri ile beraber tüm dünyada sessiz ancak coşku dolu onlarca yaşam sürdüler. Kız kardeşleri deli dolu bir yaşamı tercih ederken Kahlen her seferinde geride kalarak sessiz bir yaşam sürmeyi seçti. Sessizlik derken hiç biri sesini asla ama asla kullanmamalıydı. Çünkü sesleri insanları yok oluşa sürüklüyordu.

  Renkli bir hayata sahip oldukları bir yerde Kahlen kendisini gerçekten gören biriyle tanıştı. Akinli, Kahlen'in Siren güzelliğinin tamamen farkındaydı fakat >>