29 Ocak 2018 Pazartesi

Suicide Squad çizgi roman yorumum:



  Herkese merhaba! Bugün size geçen senelerde filmi de çıkan çok sevdiğim çizgi roman serisi Suicide Squad'tan biraz bahsedeceğim. İlk kez çizgi roman okuyacaklar için de güzel bir seçenek olabilir.


  Suicide Squad'ı bilmeyenler için önce biraz tanıtalım;
Türkçesi İntihar Timi olan serimiz, çatlak, korkunç ve ölümcül suçlulardan oluşan hapishaneden çıkabilmek için devletle gizli bir anlaşmayla ucunda kesin ölüm olan görevlere gönderilen bir grup.
DC Comics'in kötü karakterlerinden oluşan Amanda Waller'ın kurduğu timde Deadshot, Harley Quinn, King Shark, Captain Boomerang ve El Diablo yer alıyor.

  Task Force X oalrak adlandırılan timimiz için seçilen kötü kahramanlarımız,
devletin herkesten sakladığı gizli ve korkunç görevlere gönderiliyor ama elbette hepsinin hesaplaşması gereken bir geçmişi var. Elbette hepsinin bu görevlere giderken kafasında karanlık ve dehşet verici düşünceler ile kaçma girişimlerine belkide başarısızlıklarına ve pişmanlıklarına şahit olacağız. Eğlenceli olduğu kadar üzüldüğüm sahneler de oldu. Her bir kahramanın filmde çokta fazla yer almayan geçmişlerine bir parça göz atabileceğimiz seride, kahramanları çok daha iyi tanıyıp olaylara adapta edebiliyoruz.

  Serinin yeni versiyonu Rebirth'e henüz başlamamış olsam da çok daha güzel gidiyor gibi duruyor. Filme daha çok benzeyen ve karakterlerin biraz değiştiği versiyonda olayların akışı da elbette değişik ama olay örgüsü aynı. Yani önce, ilk seriyi okumanızı öneririm. Ben çok beğendim ve filmi izlemediyseniz önce seriyi okuyarak filmi izlemeniz çok daha keyif verici olacaktır. Eğer izlediyseniz de seri filmi kesinlikle anlatmıyor yani her iki şekilde de okumalısınız! Çılgın bir Harley Quinn hayranı olarak en çok üzüldüğüm karakter yine o oldu ama size bunu için spoiler verecek değilim sanırım okuyup kendiniz görmelisiniz :) Herkese keyifli günler dilerim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder