myth etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
myth etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2018 Pazartesi

Rengarenk ve kıpır kıpır, Hint Masalları kitap yorumum:


  Tüm masalların geldiği sihir dolu bir yer vardır. Eminim çoğunuzun hayalinde ben böyle söyleyince, rengarenk ve büyülü bir ülke canlanmıştır. İşte tam olarak çoğu masalın geliş noktası burası yani Hindistan.

  Kitabın giriş kısmını okuduğumda inanamayacağım kadar çok masalın aslında bu kadim ülkenin masallarından türetildiğini öğrendim. Bizim ülkemizin bile

19 Şubat 2018 Pazartesi

Canavarlar mı daha tehlikeli İnsanlar mı? - Bir Amerikan Tanrıları Öyküsü: Vadinin Hükümdarı kitap yorumum:


    Herkese merhaba! Size, İnsan ve Tanrıların arasında Gölge ile tekrar birlikte yürümek isteyenler için kısa bir devam kitabı olan Vadinin Hükümdarı'ndan biraz bahsedeceğim:
Gölge hesaplaşmaları ve yaşadığı ölümcül tehlikeleri atlatalı 2 sene olmuştur ve kendisini İskoçya'nın kuzey kıyısında bulmuştur. Kabusları peşini asla bırakmamış ve onu yönlendirmeye devam etmiştir. Gölge asla eskisi gibi olamayacağının farkındadır ancak eski hayatında da artık özlediği pek birşey kalmamıştır. Havanın soğuk ve Canavarlar'ın acımasız olduğu bu ülkede yine her köşe başında bir tehlike onu beklemektedir ancak Gölge, hangi tehlikenin onun için daha doğru ya da kârlı olduğuna dair çılgınca bir karar vermelidir.

  Canavarlarla insanlar arasında binlerce yıldır süren tehlikeli savaşın içine doğru çekilen Gölge, birşeylerin yanlış olduğunun farkındadır ancak

21 Ocak 2018 Pazar

Melez Sözleşmeleri'nden müthiş final - Avcı kitap yorumum:


 
  Ölümlü dünya kaosla sarsılırken tanrıların savaşı hala devam ediyordu. Alex buna bir son verebilecek güce ulaşabileceğini biliyordu ancak,Yeraltı'ndan küçük bir yardım alarak bir Titanla iş birliği yapması gerekecekti. Tanrıların açtığı milyonlarca sorunu yokmuş gibi şimdi birde ezeli düşmanlarına güvenmek zorunda kalıyordu. Alex ölümcül bir yenilgiden sonra kendini bir an önce toparlamalı çünkü tanrılar artık sadece Apollyonları yok etmeyi değil tüm dünyayı yerle bir etmeyi planlıyorlar.>>

29 Eylül 2017 Cuma

Amerikan Tanrıları kitap yorumum: Okuduğum en iyi mitolojik bilim kurgu kitabı


  Bugüne kadar okuduğum en özel kitaplardan biri ile karşınızdayım. Yazarı ise özelden öte bir kişi, Neil Gaiman. Şu sıralar dizisinin de çekildiği Amerikan Tanrıları (American Gods) kitabının 10. Yıl edisyonunu okudum. Kitap, mükemmel ötesi ve aşırı beğendiğim kitaplar arasında kendine çok özel bir yer edindi. Bilim kurgu dalında yazarın bile açıkça beklemediği birçok önemli ödül kazanan kitap (ki bence kesinlikle her birini hak etmiş), Amerika'nın keşfi sırasında insanların inançlarıyla beraber göç etmesiyle tanrı ve tanrıçalarını da beraberinde getirmesini ve dünyanın farklılaşması ile onların geçirdikleri değişim ile evrimi anlatıyor.

  Baş karakterimiz Gölge, hapishaneden yeni çıktığı sırada hayatından kalanların tamamen mahvolması ile sarsılır. Ne yapacağını bilmez bir şekilde evine dönerken çok ilginç bir kişiyle tanışır ve adam,ona adının Çarşamba olduğunu söyler. Çarşamba onun hakkında bilmesi gerekenden çok daha fazlasına sahiptir ve Gölgeye bir iş teklifi vardır. Teklif aslında oldukça basittir; Gölge, onun için çalışacak, gitmesi gereken yerlere onunla gidecek ve çok gerekli olduğunda onu koruyacaktır. Adamın ona önerdiği iş çekiciydi ancak sorulması gereken çok fazla soru vardı ve Çarşamba sorulardan pek hoşlanmıyordu. Gölge artık geriye hiç bir şeyi kalmadığını bildiği için önerilen işi kabul etti ve gün geçtikçe işinin "basit sıradışılığına" alışmaya başladı. Çünkü bay Çarşamba sayesinde tanıştığı kişiler kendilerini komik bir şekilde Tanrı olarak nitelendiriyordu. Gölge işi gereği bunları düşünmemeye çalışsa da büyük bir gizem ve maceranın içinde olduğunun farkındaydı ama buna aldırmıyordu çünkü fırtına onu çağırıyordu.>>>

4 Eylül 2017 Pazartesi

Poseidon Varisi kitap yorumum:


  Derin denizlerde hala keşfedilmeyi bekleyen şeyler var. Belkide gerçekten bizden kaçan ve görülmek istemeyen canlılar vardır. Ben böyle hayal etmeyi tercih ediyorum. Bazı şeyler gizli kalmalı.

  Masmavi okyanusun derinliklerinde Syrena adı verilen bir topluluk yaşıyordu. Bu topluluk iki ayrı yeteneğe sahip halklardan oluşuyor ve yeteneklerin aktarımı için iki halk arasında eşleşmeler olmak zorundaydı. Ancak Poseidon yeteneklerine sahip son Syrenalı yok olduğundan beri, iki halk arasında büyük bir düşmanlık vardı. Prens Galen, insanlar ve halkı arasında elçilik görevini yapıyor ve bunu yaparken aslında halkının son umudu olan Poseidon yeteneklerine sahip kişiyi bulmak zorunda. Emma ise 18 yaşına yeni basmış ve her yeni günde sakarlığından nasibini almış Syrenalıların tam zıt ten ve saç rengine sahip bir kız. Talihsiz ve acı bir olay sonucu Galen, Emma'nın yeni yeteneklerini keşfediyor ve onun rutin hayatına dahil olmaya başlıyor. Emma'yı tanıdıkça ondan başka birşey düşünemediğini fark ediyor. Acaba bir insan ile bir Syrenalının ruh eşi olması mümkün mü? Asil Prens ya hayatının aşkından vazgeçecek ya da toplumun yok oluşuna tanıklık edecek. >>

21 Haziran 2017 Çarşamba

Bir Siren'in sessizliği şarkısından daha ölümcüldür - Siren kitap yorumum:


  Denizin ortasında, içinde olduğun gemi karanlık sulara gömülmek üzere, ve sen de tüm içindekiler gibi boğulmak üzeresin. Hayatta kalmak için ne verirsin?

  Kahlen'in geleceği çok parlak görünüyordu. Onu seven bir ailesi ve varlık içinde bir hayatı vardı. Ancak gemileri batarken ve hayatı sönmek üzereyken, Okyanusun çağrısını duyup bir karar verdi. Okyanusa itaat edecek ve bir Siren'e dönüşecekti. Hayatta kalıp muhteşem bir güzelliğe sahip olacaktı ve sesi ölümü getirecekti.
 
  Yıllar geçti ve Kahlen kendisini Okyanusa adadı. Şarkısıyla istenilen tüm gemileri batırdı ve O'nu besledi ancak içindeki karanlıktan bir türlü kurtulamıyordu. Kız kardeşleri ile beraber tüm dünyada sessiz ancak coşku dolu onlarca yaşam sürdüler. Kız kardeşleri deli dolu bir yaşamı tercih ederken Kahlen her seferinde geride kalarak sessiz bir yaşam sürmeyi seçti. Sessizlik derken hiç biri sesini asla ama asla kullanmamalıydı. Çünkü sesleri insanları yok oluşa sürüklüyordu.

  Renkli bir hayata sahip oldukları bir yerde Kahlen kendisini gerçekten gören biriyle tanıştı. Akinli, Kahlen'in Siren güzelliğinin tamamen farkındaydı fakat >>