tanrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tanrı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2018 Salı

"Güneşin Doğduğu Ülke"nin mistik masalları - Japon Masalları yorumum:


  Japon kültürüne her zaman ayrı bir hayranlık duymuşumdur. Kendilerine has hayal dünyalarından 22 masalın bir araya toplandığı bu harika kitaptan size biraz bahsetmek istiyorum.

  Çok şirin bir ön sözle başlayan kitapta; birbirinden değişik yaratıklarla yine birbirinden cesur savaşçıların hikayeleri yer alıyor. Ama en çok dikkatimi çeken masallardaki tüm insanların davranışlarının ya iyi ya da kötü olması yani kültürlerinde siyah ve beyazdan başka gri denen bir renk yok ve birbirlerine duydukları saygı inanılmaz derecede büyük. Her masalında büyüklere saygıdan ve kötülerin daima cezalandırılacağından bahseden bir yapıları var. Elbette bazı hikayeler

19 Şubat 2018 Pazartesi

Canavarlar mı daha tehlikeli İnsanlar mı? - Bir Amerikan Tanrıları Öyküsü: Vadinin Hükümdarı kitap yorumum:


    Herkese merhaba! Size, İnsan ve Tanrıların arasında Gölge ile tekrar birlikte yürümek isteyenler için kısa bir devam kitabı olan Vadinin Hükümdarı'ndan biraz bahsedeceğim:
Gölge hesaplaşmaları ve yaşadığı ölümcül tehlikeleri atlatalı 2 sene olmuştur ve kendisini İskoçya'nın kuzey kıyısında bulmuştur. Kabusları peşini asla bırakmamış ve onu yönlendirmeye devam etmiştir. Gölge asla eskisi gibi olamayacağının farkındadır ancak eski hayatında da artık özlediği pek birşey kalmamıştır. Havanın soğuk ve Canavarlar'ın acımasız olduğu bu ülkede yine her köşe başında bir tehlike onu beklemektedir ancak Gölge, hangi tehlikenin onun için daha doğru ya da kârlı olduğuna dair çılgınca bir karar vermelidir.

  Canavarlarla insanlar arasında binlerce yıldır süren tehlikeli savaşın içine doğru çekilen Gölge, birşeylerin yanlış olduğunun farkındadır ancak

21 Ocak 2018 Pazar

Melez Sözleşmeleri'nden müthiş final - Avcı kitap yorumum:


 
  Ölümlü dünya kaosla sarsılırken tanrıların savaşı hala devam ediyordu. Alex buna bir son verebilecek güce ulaşabileceğini biliyordu ancak,Yeraltı'ndan küçük bir yardım alarak bir Titanla iş birliği yapması gerekecekti. Tanrıların açtığı milyonlarca sorunu yokmuş gibi şimdi birde ezeli düşmanlarına güvenmek zorunda kalıyordu. Alex ölümcül bir yenilgiden sonra kendini bir an önce toparlamalı çünkü tanrılar artık sadece Apollyonları yok etmeyi değil tüm dünyayı yerle bir etmeyi planlıyorlar.>>

16 Ocak 2018 Salı

Bazen aşk kaderden daha güçlüdür - Apollyon kitap yorumum:



  Yüzlerce yıl sonra yine iki tane Apollyon dünyaya geldi. Daha önce böyle birşey yaşandığında yıkım ve ölüm dünyanın peşini bırakmamıştı ve sonunda iki Apollyon da ölümle lanetlenmişti Ancak Apollyonlar normalde öldürülemezdi ve bu sorunun cevabını önceden çözmüş olan tek kişi de artık yaşamıyordu.
  Alex'in şuana kadarki en büyük korkuları; kendini kaybetmek ve sevdiklerine zarar vermekti. O kadar "Şanslıydı" ki, iki hayali de gerçek olmuştu. Alex uyanıştan sonra kendini biraz tuhaf hissediyordu ve tek istediği şey "Seth'ini" bulmaktı. Bu fikri kendi yaratmış olamazdı ama bunu sevmişti. Ona gücünü

14 Ocak 2018 Pazar

Alev alev bir hikaye... - Ejderin Arzusu kitap yorumum:



  İki güneşin parladığı bambaşka bir dünyada Ejderhalar hala göklerde dolaşır, Cadılar hala şeytanla iş birliği yaparmış. Lordlar zenginliklerine zenginlik katarken, diyarın Kraliçesi savaştan savaşa koşarmış.
  Tüm hayatı zorluklarla geçen cadı Talaith, yaşadığı köyde başta onu hor gören kocası tarafından öldürülmek için gece yatağından sürüklenerek çıkarıldığında, tanrıların bile hesaba katmadığı tek şey gümüş yeleli bir ejderhanın onu kurtarmaya karar vermesiydi.
  Tehlikeli ve kudretli Briec, kızı kurtardığında ejderha yasalarına göre kız onun olmalıydı ama kız bunu kabullenmeyecek gibi görünüyordu. Cadının sivri dili ve kahve rengi gözleri ejderhayı çıldırtıyordu. Kudretli Breic'te asla masum bir ejderha değildi hatta Talaith'in ona taktığı isimle Lord Kibirli egosundan asla vazgeçmiyordu.
  Talaith hayatı boyunca bir tane bile ejderha görmeyeceğine emin bir şekilde yaşarken birden bire bir ejderha ailesinin ortasına düşmüştü hemde bu yetmezmiş gibi...

29 Eylül 2017 Cuma

Amerikan Tanrıları kitap yorumum: Okuduğum en iyi mitolojik bilim kurgu kitabı


  Bugüne kadar okuduğum en özel kitaplardan biri ile karşınızdayım. Yazarı ise özelden öte bir kişi, Neil Gaiman. Şu sıralar dizisinin de çekildiği Amerikan Tanrıları (American Gods) kitabının 10. Yıl edisyonunu okudum. Kitap, mükemmel ötesi ve aşırı beğendiğim kitaplar arasında kendine çok özel bir yer edindi. Bilim kurgu dalında yazarın bile açıkça beklemediği birçok önemli ödül kazanan kitap (ki bence kesinlikle her birini hak etmiş), Amerika'nın keşfi sırasında insanların inançlarıyla beraber göç etmesiyle tanrı ve tanrıçalarını da beraberinde getirmesini ve dünyanın farklılaşması ile onların geçirdikleri değişim ile evrimi anlatıyor.

  Baş karakterimiz Gölge, hapishaneden yeni çıktığı sırada hayatından kalanların tamamen mahvolması ile sarsılır. Ne yapacağını bilmez bir şekilde evine dönerken çok ilginç bir kişiyle tanışır ve adam,ona adının Çarşamba olduğunu söyler. Çarşamba onun hakkında bilmesi gerekenden çok daha fazlasına sahiptir ve Gölgeye bir iş teklifi vardır. Teklif aslında oldukça basittir; Gölge, onun için çalışacak, gitmesi gereken yerlere onunla gidecek ve çok gerekli olduğunda onu koruyacaktır. Adamın ona önerdiği iş çekiciydi ancak sorulması gereken çok fazla soru vardı ve Çarşamba sorulardan pek hoşlanmıyordu. Gölge artık geriye hiç bir şeyi kalmadığını bildiği için önerilen işi kabul etti ve gün geçtikçe işinin "basit sıradışılığına" alışmaya başladı. Çünkü bay Çarşamba sayesinde tanıştığı kişiler kendilerini komik bir şekilde Tanrı olarak nitelendiriyordu. Gölge işi gereği bunları düşünmemeye çalışsa da büyük bir gizem ve maceranın içinde olduğunun farkındaydı ama buna aldırmıyordu çünkü fırtına onu çağırıyordu.>>>