24 Ağustos 2017 Perşembe
Bir Dedikoducu Kız romanı: Tek İstediğim Her Şey kitap yorumum:
Selam millet!
Önemli not: Bütün yer ,kişi ve olayların isimleri, masumları korumak adına değiştirilmiş ya da kısaltılmıştır.Masumları, yani beni ;)
Yaramaz ve suçlu zevkler diyarına hoşgeldiniz! Burası Manhattan, Çatı katlarımızdan harikalar diyarı Central Park manzarasına uyandığımız, muhteşem bir parti sonrası sabahından hepinize Günaydın! Bilmeyenler için kendimi biraz tanıtmak istiyorum: Ah aslında beni boşverin, ben sadece buradaki herkes gibi pahalı siyah Prada marka ayakkabılarıyla partiden partiye koşturan biriyim, belkide değilim. Dediğim gibi beni boşverin, önemli olan buralarda geçenler ve herkesin konuşmak için can attığı dedikodulara sahip olmam...
Biz yani buradaki gençler, gençlik dramalarıyla dolu partilerden uyanıp,üniversiteye girme çabalarımızla dolu geçen günlerimizle beraber, pahalı içkilerimizi yudumlarken aşağı ve yukarı yakadaki kişiler hakkında sürekli yeni dedikodulardan bahsediyoruz. Kim kimin arkasından çılgınca bir dolap çeviriyor bilmek ister misiniz?
İnanın bana , ilk öğrenecek olan benim ve sonraki de siz olacaksınız. Sır saklamakta fazla iyi değilimdir de :)
Dedikoducu Kız serisini okumayı seviyorum. Blog başlangıcı havası veren sayfaları ve "Önemli not: masumları koruma..." mesajı bana gerçekten çok sevimli geliyor. Dizisini de tekrar tekrar izlemiştim, farklı bir bakış açısıyla ele alınmış olsa da ikisinide ayrı ayrı sevmiştim. Serinin 3. kitabı olan Tek İstediğim Her şey, tıpkı isminde de bahsi geçtiği gibi biraz bencillik, biraz kıskançlık ve tabi ki klasik olarak Dedikodularla dolu olarak şekilleniyor. Karakterlerin çoğu henüz kendinden emin olamayan ergen gençlerden oluştuğu için beklentinizi büyük tutmamalısınız. Kimi kendi masal dünyasında, kimide egosunun havalandırdığı yükseklerdeki bir balonda yaşıyor. Kitap mı dizi mi derseniz açıkcası ikisinide ayrı ayrı ele almalısınız derim çünkü birbirlerinden çok ama çok farklılar. Kitaba geri dönersek elbette son çıkan kapakları daha hoş olsa da ben renkli kapakların gençlik kitaplarına daha çok yakıştığını düşünüyorum. Fantastik ve bilim-kurgu evreninden birazcık sıyrılmak istiyorsanız tatilde okuyabileceğiniz kısacık kafa dağıtan kitaplar arasında kesinlikle bu seriyi size önerebilirim. Dediğim gibi edebi bir değeri olmasa da eğlence ve yaramazlıklarla dolu kendi dedikodusunu doğurma gibi bir etkisi olan bir kitap.İzlemek isteyenler için GG fragmanını bırakacağım ve yorumumu klasik Gossip Girl finali ile bitireceğim.
You know you love me...
XOXO
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder