26 Eylül 2016 Pazartesi

Lanetli Kızlar kitap yorumum: Işıltılı ve mükemmel kalın ;)

  Seriye olan ilgim, ilk kitabı istediğimde yaşadığım trajikomik olaylar nedeniyle çok fazlaydı. Lanetli Kızlar, Kötü Kızlar Ölmez serisinin 2. kitabı ve bir geçiş kitabından çok kendi olay örgüsüne sahip. Pembe saçlı asi kızımız Alexis yine baş rolde. Kardeşinin oyuncak bebeği yüzünden korkunç geçen zamanlardan sonra hayatları sonunda bir düzene oturmaya başlamıştı. Sempatik bir sevgilisi, kendince başarılı fotoğrafçılığı ve düzene bağlı yeni evleriyle yeterince normal bir hayat yaşıyorlardı. Kardeşi rehabilitasyondan dönmüştü, sorun değildi sonuçta o kardeşiydi ve onları tekrar öldürme girişiminde bulunmayacaktı, değil mi?
 Okulların açılmasıyla Alexis'in kardeşi Kasey de acımasız lise hayatına adım atar. Liseleri bilirsiniz; egoist hocalar, sporcular, inekler, popüler gruplar ve birbirinden üstün olduğunu kanıtlamaya çalışan ergenlik çağındaki amaçsız gençler...
Her şey okulun ilk gününden kötü giderken küçücük bir iyilik bile arkadaş kazanmanızı sağlayabilir. Tabi bu planlanmış bir girişimde olabilir. Kasey de Gün Işığı Kulübü'yle bu şekilde tanıştı. Onlar için kulüpteki herkesin farklı kişiliklerde olması önemli değildi, önemli olan birlik ve güzellikti. Güzellik derken, gerçekten güzel olmak zorundaydınız. Kendinize bakmalı ve hoş kıyafetler giymeliydiniz. Her nerede olursanız olun o kulübü temsil ettiğinizi, "Onu" temsil ettiğinizi unutmamalıydınız. Sizden istenen her şey bu kadardı, geri kalan her şeyi "O" halledecekti.

  Alexis, Kasey ve grubunun bu kadar kısa zamanda popülerlik koltuğuna oturmalarına çok şaşırmıştı. Kardeşini koruma duygusu baskın çıkmış ve bu durumu bir an önce kontrol altına almaya karar vermişti. Ancak olaylar kontrolden çıktı ve kendini bir anda Kulübün bir parçası haline gelmiş şekilde buldu. İçinden bir ses, bunda kötü bir şey olmadığını her şeyin mükemmel olduğunu ve hatta daha da güzel olabileceğini söylüyordu. Ayrıca kazandıklarını kaybetmektense ölmeyi bile tercih edebilirdi. İçinden gelen sese güvenmeli miydi? Yoksa bu işte bir terslik mi vardı?

  Kitap inanılmaz akıcı ve olay örgüsü yönünden de başarılı. Kitabın orjinal kapağına bağlı kalınmasına çok sevindim çünkü bence olabilecek en iyi kapak buydu. Elbette ilk kitap gibi biraz ürkütücü ve birazda gençlik kitabı havası vardı. Sonlara doğru yazarın yaptığı mantık hatasıyla olayı gizleme çabasının boşuna olduğunu düşünüyorum o nedenle 5 üzerinden 4  verebilirim. Ancak bu not kırma olayı kitabın güzelliğinden ve çevirinin başarısından bir şey kaybettirmiyor. Bu tür hafif gerilim dolu gençlik kitaplarını seviyorsanız okumalısınız. Ben çok beğendim!

  Ayrıca ilk kitap olan Kötü Kızlar Ölmez yorumum ve kitap hakkında yaşadığım Trajikomik olaylar için tıklayın>>
          

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder