28 Ocak 2017 Cumartesi

Korkunç bir hayal kırıklığı - Meleklerin Kanı kitap yorumum:


  Merhabalar millet! İyi olduğunuzu umuyorum. Havalar yine çok soğuk ve herkes şifayı kapmış durumda, aynı benim gibi. En azından yarı yıl tatilindeyim ve tüm yapmak istediklerimi bu kısacık tatile sıkıştırmaya çalışıyorum. Kitap okumak, dizi izlemek, lanet olası ales ve yds'ye çalışmak falan filan. Bunun yanında yine asosyalliğimin zirvesindeyim :)

  Size bugünkü bahsetmek istediğim kitap Nalini Singh'in New York Times Bestseller'larından biri, Meleklerin Kanı. Bu ünvanı nasıl kazanmış bilmiyorum. Evet anlamış olduğunuz üzere ben bu kitabı beğenemedim bir türlü. Herkesin ama herkesin deliler gibi sevdiği, serisine aşık olduğu Lonca Avcısı Serisi'nden bahsediyorum. Yabancı Yayınları'ndan çıkan edisyonunu okudum yani basım, dizayn ve çeviri hakkında diyeceğim hiç birşey kötü değil. Tüm olay kitabın yazılış biçimi ve yazarın kafasındaki doğaüstü evrenlerin karmaşası.


  Konunun kendine özgü bir evrende geçtiği kesinlikle tartışılamaz. Bildiğimiz vampir avcısı klasik romanlarından sıyrıldığımız bu evrende vampirler, Melekler tarafından yaratılıp sahipleniliyorlar. Baş kahramanımız Elena  Deveraux, doğuştan vampir avcısı ve bunu acı verici deneyimleri sayesinde öğrenmiş (Acı dolu geçmişe sahip fakat güçlü bir kadın karakter ). Elena Loncanın verdiği tüm av görevlerinde başarılı olmuştu. Şimdiye kadar. Çünkü yeni görevi çok daha üst kademelerden geliyordu yani Tehlikeli bir Başmelek olan Raphael'den. Melekler çok tehlikeliydi ancak Başmelekler ayrı bir olaydı çünkü güçlerinin sınırını kimse bilmiyordu. Söz konusu Başmeleğimiz Raphael, ilahi bir şekilde güçlü ve tehlike denince akla gelen kişi. Kendisi gücünün farkında ve güç yozlaştırır mantığının çarpıcı bir resmi gibi. Egosu ve sexapalitesiyle amansız ve yozlaşmanın ötesine geçmiş bir kişilik. (Süper güçlü,sexy ve egosu tavan "kötü çocuk" karakteri )

  Avı kabul etmek zorunda kalan Elena neyin içine düştüğünü fark edene kadar kendini Başmeleğin tutkusuna kapılmış durumda bulur. ( İmkansız gibi görünen bir aşk ) Gördüğünüz gibi klasik detaylar eksiksiz. Buraya kadar herşey biraz sarcastic birazda merak uyandırıcı gidiyordu. Ama yazarın bu tutkuyu yaratırken hangi kafada olduğunu gerçekten çok merak ediyorum çünkü işler birden sığ ve mantıksız derecede erotik bir hal aldı. Kitabı sevenlerden gerçekten özür dilerim fakat ben olay örgüsü kan revan içinde öylece dururken hadi gidip biraz öpüşüp yiyişelim tarzında bir kitap beklemiyordum. Yorumlardan katıldığım tek nokta ürkütücü olması. O da kelimenin tam anlamıyla ürkütücü derecede itici ayrıntıların olması.

  Tamamen hayal kırıklığına uğramadığım tek nokta kitabın kapağının mükemmelliği. Bunun için de Yabancı Yayınlarına teşekkürler. Yazara ve beğenen herkese saygım sonsuz, zaten zevkleri tartışmak anlamsız. Benim ki sadece bir yorum. Kitabın Goodreads puanına (4.12) ve kazandığı bütün ödüllere rağmen açıkça kitabı beğenemedim ve hayal kırıklığımı gizleyemeyeceğim. Eleştirilere her zaman açığım.
Yeni kitap yorumlarında görüşmek üzere kendinize iyi bakın :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder