Merhaba fantastik severler! Bu ara fantastik ve bilimkurgu dizilere kendimi kaptırmış durumdayım. Kendimi içinde bulduğum bu dizi şöleninden bir türlü kurtaramıyorum ve sanırım kurtarmak istediğimden de emin değilim. Sürekli izlediğim bir kaç dizi vardı fakat çıkan yeni sevdiğim tarz diziler yüzünden zamanımın çoğunu dizilere harcamaya başladım. Türk dizilerindense yabancı dizi izlemeyi tercih ediyorum tıpkı yabancı yazarları okumayı tercih ettiğim gibi. Türk dizilerini izleyenlere bir sözüm yok ki zaten ben çok fazla TV izleyen bir tipte değilim. Zamanımında kısıtlı olması nedeniyle internetten izlemek daha çok hoşuma gidiyor.Bu dönem en çok izlenen diziler arasından DC Comics yapımı diziler ön planda. Başta Arrow, sonrasında Flash ve şimdi de Lucifer (<<evet Lucy'de DC yapımıymış şaşırdınız değil mi?) ve Supergirl, fantastik ve çizgi roman uyarlaması diziler arasına
müthiş bir atlayış yaptı.
Bugün size bu diziler arasından yeni favorim olan Supergirl dizisini tanıtmak istiyorum. Diziye çok büyükbir ön yargıyla başladığımı belirtmek istiyorum. Bunun nedeni çizgi roman ve çizgi filmlerdeki Supergirl karakterinin çocukça ve fazlasıyla kız bir şekilde gösterilmesiydi. Diğer DC karakterlerinde de olduğu gibi Supergirl karakterininde bir çok versiyonu var. Diziyi izleme fikrim Flash'ın son bölümünde Earth-2'ya giderken solucan deliğinde diğer evrenlerin görüntülerini görmesi ve orada gördüğüm Supergirl imgesinin merakımı cezbetmesi sonucu oluştu.
DC karakterlerinin en bilinenlerinden biri olan Superman'in kuzeni olarak karşımıza çıkan Supergirl'ün hikayesi, Kripton yok olmadan hemen önce kuzeni Kal-El 'i koruması için Dünya adlı bir gezegene gönderilmesiyle başlıyor. Fakat gezegenin yok oluşu sonucunda oluşan patlama dalgası kendisini Dünya'ya götürmesi gereken kapsülü zamanın ilerlemediği sıfır noktası olarak bilinen Phantom Zone'a savuruyor. Buradan bir şekilde kurtulmayı başarıyor fakat Dünya'ya gelmesi gereken zamandan çok daha uzun süre sonra oraya ulaşıyor ve kuzeni Kal-El'in kendisine artık ihtiyacı olmadığını ve dünyaya kendini kabul ettirmiş bir süper kahraman olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalıyor. Uzaylı olduğunu bilen ve kabul eden bir aile tarafından yetiştiriliyor ve 24 yaşına kadar normal bir hayat sürerek güçlerini saklıyor. 24 yaşında kız kardeşini kurtarması gereken bir durum sonucu kendini dünyaya açık etmek durumunda kalıyor ve güçlerini kabul ediyor. Kız kardeşinin dünyayı uzaylılardan koruyan ve onlar hakkında araştırma yapan DEO adlı bir birimde ajan olarak çalıştığını öğrenmesiyle (upss spoiler sanırım ama boşverin zaten ilk bölümde hemen öğrenecektiniz :) ) olaylar onu kardeşine yardım etmesi için birim ile iş birliği yapmaya itecek. Phantom Zone'dan kurtulduğu sırada Kripton'un suçlularını gönderdiği hapishanesinide kendisiyle birlikte dünyaya sürüklemesi sonucu ömür boyu hapse mahkum edilen uzaylılarıda yaşadığı şehre getirmiş oluyor ve bu durumu farkına vardığında artık çoğu şey için çok geç oluyor.

Dizide Kara Denvers ismiyle Dünya'da yaşayacak olan Supergirl'ü aynı zamanda Clark Kent'in çalıştığı Daily Planet tarzı bir şirket olan Catco Media'da buranın yöneticisi olan Cat'in asistanı olarak görüyoruz. Ne yazık ki çoğu yönüyle Superman'in dişi versiyonu olduğunu kabul etmek durumundayım. Diziyi beğenmeme sebep olan en büyük etken ise, içerisinde bildiğimiz ya da duyduğumuz çok sayıda Supervillian (kötü karakter) olması. Tabi ayrıca Flash ve Arrow ile ortak bölümü olacak olması beni çok heyecanlandırıyor. Aynı evrende olduklarından bile emin değilim. Earth-1 veya Earth-2 olarak bakarsak aynı evrende olma ihtimalleri yüksek fakat Earth-2'de gördüğümüz hızlı trenin yeni icat edilmiş olması beni düşündürüyor. Hangi evrende olmuş olursa olsun Flash ve Arow ile olacak ortak bölümü sabırsızlıkla bekliyorum. İlk birleşmenin Flash ile olacağının haberini duymadıysanız size bu haberi vermekten mutluluk duyarım. İlk buluşma Supergirl'ün 28 Mart'ta yayınlanacak bölümünde gerçekleşecekmiş :)
Warner Bross'un dizi ve film evrenini ayrı tutma konusundaki aşırı inatçılığı sebebiyle dizide Henry Cavill'ı Superman olarak göremeyeceğiz. Dizide Superman kesinlikle var evet, ama onu sadece bir imge şeklinde görmek mümkün. Sonuç olarak var değil mi? Birazda yapımcılar gözünden bakmak lazım. Hadi ama saçma bir telif hakkı sebebiyle dizide Superman veya Batman demek bile kısmen yasak. Biliyorum bencede abartılmış ölçüde komik bir durum söz konusu.Her DC evreni dizisinde gördüğümüz kimlik karmaşasını ne yazık ki Supergirl'de de yaşayacağız. Kara'nın kardeşi Alex Denvers'ın akıllı, zeki ve cesur bir bilim adamı olması ve aralarının başlangıçta çok iyi olması bana Lex Luthor-Superman ilişkisin hatırlattı. Ama dizideki super zeki ve kötü bilim adamımız DC evreninde de yer alan bir başka kişi olan Maxwell Lord. Nefret edilesi bir kötü adam olma potansiyeline sahip olduğunu kabul etmelisiniz. Ayrıca DEO'nun başı olan ajan Hank Henshaw'un normak DC evreninde Cyborg Superman olduğunu belirtmek istiyorum fakat bu dizide çok daha farklı biri olarak karşımıza çıkacak. Superman'ın kankası olan James-Jimmy Olsen dizide görmeyi beklediğimiz fakat ana karakterler arasında yer almasını beklemediğimiz kişilerden biri. Ama çok başarılı olduğunu kabul etmelyim ;) Peki o olurda Lucy Lane olmaz mı hayır tabi ki oda var fakat edinebileceği karakter ya da DC evreninde Superwoman olduğu gerçeğinin diziye yansıtılıp yansıtılmayacağı bilinmiyor. Kendi fikrim yansıtılmayacağı yönünde, hatta insan olarak bile duyarsız ve acımasız olduğunu düşünüyorum. Süper güçler kazanıp yozlaşmasını hiç mi hiç istemem. Bir diğer kimlik karmaşasınıda Supergirl'ün kankası olacak kişi olan Winslow Schott için yaşayacağız. Kendisi DC evreninde Toyman adında, Superman'in düşmanlarından olan çılgın bir mekanik deha. Ancak dizimizde Toyman, bizim Winslow'umuzun babası. Bence bir bakıma küçük karakterlerden büyükleri yaratmak hoş olmuş.
Birazda oyuncuları tanıyacak olursak ,Supergirl-Kara Zor-El Melissa Benoist tarafından canlandırılıyor. Melissa ayrıca Glee'de de oynamıştı ve oradaki rol arkadaşı Blake Jenner'da Supergirl dizisinde küçükte olsa bir role sahip olacak. Bundan neden bahsediyorum çünkü Melissa ve Blake gerçek hayatta evli ve mutlu bir çift :) Jimmy Olsen- Mechad Brooks ,Alex Denvers-Chyler Leigh ve Winslow "Winn" Schott'da Jeremy Jordan tarafından canlandırılıyor. Yapım güzel, kurgu hoş fakat hala eksik birşeyler var diye hissediyorum.Ancak gelişmekte olduğunu görüyorum ve bu hoşuma gidiyor.Bilim-kurgu, fantastik ve super kahraman (Marvel-DC) tarzı diziler ya da filmler hoşunuza gidiyorsa bu diziyede başlamanızı öneririm. Belki ilk bölümden kendinizi kaptıramayacaksınız ama hoşunuza gidecek yerler bulacağınıza eminim. Şimdiden iyi seyirler dilerim ;)


Birçok insan Supergirl'ü eleştirip duruyor, her yerde görüyorum. Bana saçma geliyor bu, The Flash'i ya da Arrow'u seven herhangi birisi Supergirl'den de hoşlanabilir... Tamam, başlangıçtaki bölümler biraz basitti ama dizi kendini gerçekten ÇOK geliştirdi ve geliştirmeye de devam ediyor. Smallville havası var dizide, çok sevimli. Beğenmene sevindim. :)
YanıtlaSil