6 Ekim 2015 Salı

Yetenek mi Lanet mi? - Yaratıcı kitap yorumum:

  Mükemmelleştirilmeye çalışılan bir toplumda yaşadığınızı hayal edin. Çalışacağınız meslek, yiyeceğiniz yemek hatta kaç çocuk yapabileceğiniz bile devlet tarafından yönetilse sizin için sorun olur mu? Biraz korkutucu geliyor değil mi? Adelice'ın yaşadığı dünyada, geleneklerden yaşayış biçimlerine kadar her durum, tamamen toplumu yöneten Lonca tarafından değiştirilmiştir. Lonca, bu toplumu kontrol edebilmek içinde "Dokumacı" yeteneğine sahip kadınları kullanıyor. Dokumacılar neredeyse yaşantımızdaki herşeyi dokuyabilme yeteneğine sahipler; besinler, hava, okullar, yollar hatta düşüncelerimiz bile, yapamadıkları tek şey,
zamanı dokuyabilmek. Zamanı dokuyabilmek neredeyse hiç bulunmayan bir yetenek ve bu yeteneğe sahip olan kişi Yaratıcı olarak Dokumacılara hammadde sağlamak ve tam anlamıyla yaratma görevine sahip.

  Adelice olağanüstü yeteneğini keşfedince ailesi bu yeteneğini saklamasını istedi. Bir Dokumacı olmak tüm güzel şeylere sahip olabilmek demekti, ama sadece dışarıdan bakıldığında. Ailesi Adelice için endişeleniyordu ve yeteneğini ona nasıl saklayabileceğini öğrettiler. Ne yazık ki yeteneği dışarı çıkmak için çırpınıp duruyordu ve denemelerin son günü dokuma tezgahının büyüsüne kapıldı ve yeteneği onun için bir lanete dönüştü. ( Uyuyan güzeldeki iğne-dokuma tezgahı hikayesi gibi değil mi? Üstüne birde lanet eklenmiş. Sakın uyuma Adelice!)
  
  Adelice Dokumacıların kulesindeki ilk sabahına büyüleyici bir şekilde uyanmalıydı ama olması gereken en son yerde yani zindanlardaydı. Hizmetçiler, dokumacılar hepsi ona kötü davranıyordu. Hepsi demek yanlış olur aslında, masmavi gözleri olan ve leş gibi görünen biri, ona aptal gibi davranmasını öğütlemişti. Bu ne demek oluyordu? Kulelerde ne gibi sırlar ortalıkta dolaşıyor olabilirdi. Bu sırların arasında küçücükte olsa aşkta var tabiki. Hemde her türlüsünden ;) Eğer benim gibi vıcık vıcık aşk romanlarını okuyamayanlardansanız bu minimal miktardaki aşk sizi rahatsız etmeyecektir.

  Adelice çok kararsız bir karakter ve her defasında yanlış kararlar veriyor. Dokumacı olarak yarardan çok zarara sebep olduğu ortada ama belkide içinde gizli bir cevher vardır kim bilir. Orta derecede akıcılığa sahip bir kitaptı ama kesinlikte süslü ve ağır bir dili yok. Kapağı çok ilgi çekici ve rengarenk olduğu için hoşuma gitti. Genel distopya havasına sahip, çokta farklı olmayan bir kitaptı bana göre. Okumaktan zevk almadım diyemeyeceğim ama kendimi tamamen kaptıramadımda. Belkide okulların açılması ve derslerimin ağır bir şekilde başlaması böyle düşünmeme sebep vermişte olabilir. Yinede ikinci kitabını alıp okuyacağım. Benim bir seriyi bırakabilmem için bundan çok daha fazlası gerekli ;)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder