
İki bin yıllık bir lanet...
İlk bakışta lanet hoş gözüksede, iki bin yıllık bir süre sonunda Spartalı bir komutanın bile insanlığını unutmasına sebep olabilir. Makedonyalı Julian, Aphrodite'in yarı tanrı oğlu fakat zalim bir bencillik yüzünden hayatı sevgisizlikle geçmiş. Sevgi uğruna yaptığı bir şey sonucunda da hayatından daha kötü bir lanetle karşı karşıya kalmış. Artık bir kitabın içinde yaşıyor ve herhangi bir kadın onu çağırdığında,
1 ay boyunca çağıran kadının fantezilerini gerçekleştirmek zorunda.
Grace Alexander ise bir psikolog ve aşk konusunda kötü bir geçmişe sahip. Julian'ı sadece bir arkadaşının isteğiyle onunla dalga geçtiğini düşünerek çağırdı. Fakat çağırısı yanıtlandığında hayatında gördüğü en sexy adamla karşılaştı. Julian sevmek için yaratılmadığını düşünüyordu,onun varlığının tek nedeni kadınlara zevk vermekti. Hatta bazen gerçekten var olduğunu bile hissetmiyordu. Fakat Grace'le gerçekten tanıştıktan sonra ona tutulduğunu hissetti. Bu fiziksellikten çok öte birşeydi çünkü Grace onu gerçekten görebilen tek kişiydi. Acaba laneti bozabilmek için onun ilacı olabilecek mi? Ya da bu lanetin kırılması gerçekten mümkün mü?
Kenyon'ın yazdığı eseri gerçekten beğendim. Sonu biraz basite indirgenmişti ama bazı durumlardaki espriler ve konuşmalar tam yerindeydi. Bu kitabın bir seri olduğunu öğrendiğime mutluyum ve gerisinide okumak isterim. Tabi 25 kitaplık seriyi kaç yaşımda bitirebilirim hiç bir fikrim yok :)
Kitabın kapağına bakacak olursak; kitaptaki Julian'le alakasız ve saçlarının yarısı kel bir adamı görüyoruz. Kapaktaki adamıda yargılamak istemem tabi ki ama kitaptaki tasvire yakışmadığın için seni beğenemedim dostum üzgünüm. Mitoloji severlerin okumak isteyebileceği bir kitap ve kesinlikle akıcı. Tavsiye ediyorum :)<<Yanda gördüğünüzde benim kitaplığımın mitoloji bölümü :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder